| | Üretsiz Blog oluştur

TMMOB'ya Bağlı Jeolji, Metalürji ve Çere Mühendisleri Odalarının Basın Açıklaması!

       PAZARCIK - NARLI OVASI YALNIZ DEĞİLDİR!


         Onuruma ve Ovama Dokunma Çevre Hareketi olarak iki yılı aşkındır Türkiye’nin sayılı Ovalarından olan Pazarcık –Narlı Ovası’nı yok edecek iki çimento ve bir katı atık tesisine karşı yoğunluklu bir çevre mücadelesini yürütmekteyiz. Son günlerde başta K.MARAŞ Belediyesi olmak üzere Pazarcık, Türkoğlu ilçeleri, Evri, Narlı, Şekeroba, Kılılı ve Karacasu belediyelerinin çöpünün döküleceği bölgede son günlerde hareketlilik arttı. Sekiz köyün tam ortasına kurulan Katı Atık Tesisinin kurulacağı bölgeye çöplerin dökülmesi için yol açma çalışmalarının başlaması bölge halkının infialine neden olmuştur. İş Makinelerinin yoluna çıkan yöre halkının kararlı duruşu, kolluk kuvvetlerince kendilerine dayatılan tüm psikolojik baskılanma durumlarına karşı devam etmektedir.

BASINA VE KAMUOYUNA
PAZARCIK-NARLI OVASI YOK EDİLMEK İSTENİYOR!

Ülkemizin doğal, tarihi, kültürel ve ekonomik zenginliğe sahip seçkin yörelerinden biri olan Kahramanmaraş Pazarcık-Narlı Ovası, yöre yurttaşlarının ve Türkiye çevreci kamuoyunun tüm hukuksal ve bilimsel itirazlarına rağmen çöp ve çimento fabrikaları ile yok edilmek isteniyor.

Narlı Ovası’nın tam ortasına yapılmak istenen “Katı Atık Bertaraf Tesisi”  ile ilgili Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen ÇED Olumlu görüşünün iptali için yöre yurttaşları ve meslek odaları tarafından bir yıldan bu yana açılmış ve henüz keşif ve bilirkişi incelemesi dahi yapılmamış davalar devam ederken; dava açılan ÇED Raporu’na dahi aykırı biçimde çöp dökme çalışmalarına başlanmıştır.

Yöre halkı, günlerdir oturma eylemi yaparak bu hukuksuzluğa karşı sesini duyurmaya çalışmaktadır. Ancak ovasına ve çocuklarının geleceğine sahip çıkan yöre halkının haklı tepkisi, yetkililer tarafından görmezden gelinmekte ve iş makineleri çalışmaya devam etmektedir. 10.01.2008 tarihinde Kahramanmaraş Valiliği ile görüşmeye giden yurttaşların, Kahramanmaraş’a girmelerini engellemek için il merkezinin girişindeki yol, jandarmalar tarafından trafiğe kapatılmıştır.

Hali hazırda Narlı Ovası’na yapılan devasa büyüklükte ve yan yana iki çimento fabrikasının inşaatı devam ederken Kahramanmaraş Belediyesi başta olmak üzere yöredeki sekiz belediyenin çöplerinin hukuka aykırı biçimde ovanın tam ortasına dökülmek istenmesi karşısında, yöre halkının Anayasal ödevlerinin parçası olan çevreyi korumak için yaşananlar karşısında seslerini duyurmaya çalışmaları son derece anlaşılır bir durumdur.
Alınan izinlere ve açılan davalara aykırı biçimde; keşif ve bilirkişi incelemesi yapılıp açılan davalar sonuçlandırılmadan Narlı Ovası’na çöp dökülmesi, telafisi imkânsız bir çevre kirliliğine yol açacaktır. Hepsinden önemlisi halkın hukuka olan güveninin ve inancının sarsılmasının önlenmesi hukuk devleti olmanın en önemli gereğidir. 
Odamız, istenmeyen üzücü olayların yaşanmaması için yetkilileri, bir an önce yöre yurttaşlarının sesini duymaya ve yaşanan bu hukuksuzluğu durdurmaya çağırmaktadır.            10.01.2008


 TMMOB
ÇEVRE, JEOLOJİ, METALURJİ  MÜHENDİSLERİ ODALARI GENEL MERKEZLERİ


      (Bu basın açıklaması bu Meslek Odaları tarafından tüm yerel, ulusal ve uluslar arası  basın –yayın organlarına iletildiği gibi, K.Maraş Belediyesi, K.Maraş Valiliği, Emniyet Müdürlüğü…vb onlarca resmi ve gayriresmi kurumlara fax ve maillerle gönderilmiştir.)

 

Çöp ve Çimento Fabrikalarına Karşı Peyzaj Mimarlar Odası da MÜdahil Oldu.

PAZARCIK-NARLI OVASI’NIN
YOK OLMASINA SESSİZ KALMAYALIM!

Ülkemizin doğal, tarihi, kültürel ve ekonomik zenginliğe sahip seçkin yörelerinden biri olan Pazarcık-Narlı Ovası, her biri tek başına Türkiye’nin en büyük çimento fabrikası olacak kapasitede iki adet çimento fabrikası ve Narlı Ovası’nın ortasına kurulmaya çalışılan çöp tesisi ile yok edilmek isteniyor.

Narlı Ovası, zengin ve sulak tarım toprakları ile pamuk, buğday, domates, karpuz, patates başta olmak üzere her türlü sebze ve meyve ekiminin yapıldığı, son yıllarda zeytinciliğin hızla yaygınlaşmaya başladığı, Türkiye’nin toplam biber ihtiyacının %80’ninin karşılandığı bereketli topraklara sahip, Türkiye’nin en verimli ovalarından biridir. Bölgede Kurulu Kartalkaya Barajı ve sulama sistemi Narlı Ovası’nın %90’dan fazlasında sulu tarım yapılmasını sağlamaktadır. Geçtiğimiz yıl Doğa Derneği’nin öncülüğünde Türkiye’de alanında uzman yüze yakın bilim insanının hazırladığı “Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları” adlı çalışmada Yeşilce Önemli Doğa Alanı olarak ilan edilen yöre Narlı Ovası sınırları içerisinde bulunmakta ve bu alan çok sayıda endemik ve nesli tehlike altında bulunan türler barındırmaktadır. Kuş Araştırmaları Derneği’nin yaptığı çalışmalar Narlı Ovası’nın Türkiye’nin önemli kuş göç yolarından birinin de Narlı Ovası’ndan geçtiğini göstermektedir. Yöre’de aynı zamanda Hititler döneminden kalan tarihi eserler bir yana Derbent Kapısı olarak bilinen ve tarihte kervan yollarının giriş kapısı olarak kullanılmış yerde ve çevresinde bulunan onlarca tarihi mağara vardır. Halk arasında ‘kastel’ olarak tabir edilen, tarihte mezar ve su deposu olarak kullanıldığı düşünülen tarihi kalıntılara bolca rastlanmaktadır.

Ülkemizin tarihi ve doğal zenginliklerinin çarpık sanayileşme politikaları ile yok edilmesine sessiz kalmayalım. Tüm insanlığın geleceğini tehdit eden küresel ısınma gerçeği karşısında; küresel ısınmanın baş müsebbibi olarak bilinen çimento fabrikaların ülkemizdeki sayısının artışını anlamak mümkün değildir. Pek çok Avrupa ülkesinde yeni çimento fabrikalarının kurulması çok sıkı şartlara bağlanmış ve sınırlanmışken Türkiye’de Cumhuriyeti tarihi boyunca kurulan kapasite kadar son iki yılda yeni çimento fabrikası kurulmaya başlanmıştır. Türkiye’deki mevcut 58 çimento fabrikasının yıllık toplam üretim kapasitesinin 43 milyon ton olduğu ve sadece Narlı’da kurulan iki fabrikanın yıllık kapasitesinin toplamının 10 milyon tona ulaşacağı düşünüldüğünde Narlı Ovası’na vereceği zararın ve salacağı sera gazlarının yaratacağı tehlike daha iyi anlaşılacaktır. Bu da yetmiyormuş gibi ovanın tam ortasına yöredeki köylerin içme ve kullanım sularının temin edildiği bir alana Kahramanmaraş Belediyesi başta olmak üzere yöredeki sekiz belediyenin kentsel ve tıbbi atıklarının döküleceği bir katı atık depolama tesisinin kurulması akla, bilime ve hukuka aykırıdır.

Çöp tesisi Doğu Anadolu Fayı üzerine çimento fabrikaları ise ana fay hattının kolları üzerine kurulmaktadır. İnşaat çalışmaları nedeniyle patlatılan dinamitlerden şimdiden yöredeki evlerde çatlaklar oluşmaya başlamıştır. Dünya çapında büyüklüğe sahip iki çimento fabrikasının hem de yan yana kurulmasına izin verilmesinde kamu yararı olduğu düşünülemez.

Peyzaj Mimarlığı; doğa, planlama ve tasarım kavramlarını sistematik bir yapı içinde inceleyen; sanat, bilim, mühendislik ve teknolojiyi bir araya getirerek alan tasarımı, planlaması ve yönetimi ile uğraşan bir meslek disiplinidir. Bu amaç ve ideal etrafında bir araya gelen üyelerden oluşan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, Narlı Ovası’nda yaşayan yurttaşların oluşturduğu ve örnek bir çevre mücadelesi veren Onuruma ve Ovama Dokunma Hareketi’nin mücadelesine her türlü bilimsel, mesleki ve hukuki desteği vermeyi kamu kurumu olmanın bir gereği saymaktadır.

Türkiye’nin doğal ve tarihi zenginliklerini savunan tüm kurum, kuruluş ve yurttaşları Narlı Ovası’nda verilen çevre mücadelesini desteklemeye çağırıyoruz.

NARLI OVASI ÜLKEMİZİN BİR ZENGİNLİĞİDİR.
YOK OLMASINA İZİN VERMEYELİM!
TMMOB
PEYZAJ MİMARLARI ODASI
YÖNETİM KURULU

Prof. Arif Kamil Pınarcının Ovamızdaki Çöp ve Çimento Fabrikalarına İlişkin Değerlendirmeleri

 

PAZARCIK-NARLI  OVASI’NDA   YAPILACAK OLAN ÇİMENTO VE
KATI ATIK TESİSLERİNİN ,
GENEL ÇEVRESEL DEĞERLENDİRİLMESİ


     Türkiye Cumhuriyeti ve yerel halkın uzun süren emek ve masraf gerektiren çalışmaları ile bataklıkları kurutulan, mümbit ve üretken bu ova çevre halkının hem tarım, hem istihdam hem de temel yaşam alanıdır. Bir ülkenin en temel gücü sağlıklı vatandaşları, sağlıklı ve üretken genç nesli ve kriz dolu dünya ekonomisinde, kendi ülkesinde ürettiği ve masasına gelen besinleridir. Bu ova ve çalışkan halkı sadece kendi yöresinin temel gıdalarını değil tüm Türkiye’nin belirli tip gıdalarını yüzde seksene erişen miktarlarını üretmektedir.

 

 

                                         Prof. Arif Kamil Pınarcı Ph.D M.Sc

Ova çanak şeklinde ve yeraltı su kaynakları yüzeye çok yakın bir şekilde hava ve su kirlenmesine karşı çok hassas bir konumdadır.  Buraya yapılması planlanan AB nin ve hatta dünyanın sayılı büyüklüğünde olan iki çimento fabrikası ve çok sayıda yerleşim birimlerinin ortasına yapılacak katı atık tesisi bu bölgenin hem insan hem de doğa kaynaklarını ciddi bir şekilde tehdit altına alacaktır.

     Bu konuda uzmanlaşmış TMMOB nin Çevre Mühendisleri, Jeoloji Mühendisleri, Meteoroloji Mühendisleri odaları ve çok sayıda bilim adamının uyarısı vardır.

     ÇED raporlarında ciddi maddi hatalar vardır. En önemlileri dünyaca sayılı büyüklükte olan ve bir birine yakın olan iki çimento fabrikası bir birinden bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Bu iki büyük fabrikanın olumsuz atmosferik şartlarda toplam sinerjik negatif etkisi çevredeki tüm canlıları boğar hale getirebilir. Meteoroloji Mühendisleri Odasının rüzgar raporuna göre normal durumlarda bile atmosferik kirlenme ovayı ağır bir bulut gibi kaplayıp hem insanlarda ciddi solunum yolu hastalıkları hem de tarımsal ürünlerde önemli kayıplara sebep olabilir. Bu durum halen Muğla Yatağan’da ve Elbistan termoelektrik santrallerinde yaşanmaktadır. Senelerce evvel Ankara’nın çanak şeklinden doğan, bir örtü gibi şehrin üzerinde biriken, yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliği yüzünden ODTU ölçüm merkezinde her gün kitle halinde ölüm bekliyorduk. Bu hava sayısız solunum hastalıkları ve erken ölümlere sebep olmuştur.  Yatağanda çocukların okulda ve evde dışarı çıkmaması öğütlenmiştir. Kanser ve akciğer hastalıkları bu bölgelerde bariz bir şekilde artmıştır. İzmit, İstanbul arası bir kanser vadisine dönüşmüştür.

     İkinci önemli bir hata; bu büyüklükteki sanayi ve atık tesisleri ÇED raporu için bir alana ve yöreye bağlanmaz. En aşağı iki, üç alternatif bölgelerde ÇED raporu düzenlenmesi dünyadaki temel teamüldür. Adeta yer önce seçilmiş ÇED raporu ona göre düzenlenmiştir. Bu çevre mühendisliğinin temel kavramlarına ve ülke menfaatine aykırıdır. Alelacele ve bilimsel olmayan kriterlere göre hazırlanan ÇED raporları adeta bir çıkar gurubuna hizmet etmektedir. Objektif ve bilimsel olmayan raporlar ülkeyi şimdiden bir çevre felaketine hazırlamışlardır. İç Anadolu da kuruyan göller, çölleşen bölgeler, kirlenen iç ve diş turizmimin gelir kaynağı olan denizler, yok olan arkeolojik eserler, Yatağan, Elbistan’da ve bir çok yörede kirlenen gençleri astım ve amfizem derdi ile hasta eden kirli hava, ülkemizin en değerli insan ve doğa kaynaklarını kurutmaktadır.

           Çimento fabrikaları Avrupa ve diğer ülkelerde çok kirletici olduğu ve ağır standart ve denetimlerle kontrol edildiği için, dış ülkelere itilmiştir. Pazarcık ve çevresinde yaygın bir inşaat faaliyeti olmamasına rağmen neden bu yöre seçilmiştir? Bize ne kadar dost olduğu bilinen K. Irak’ta süratli bir inşaat sektörü gelişmektedir, pazar orasıdır. Yani Avrupa’nın kirli görüp attığı, bizim ihtiyacımız olmayan geride mümbit ve güzel bir ovayı cehenneme çevirecek tesisin, teknolojinin mantığı nedir? Bu sonuçlar bütün ülkemizi etkileyecektir.

    Olumlu vaatlerle, ‘en yeni teknolojileri kullanacağız’ ‘çevreye en az zarar verilecektir’ sözlerine rağmen, çok daha küçük boyutlardaki, Ergani, İzmir Bornova, Naldöken ve diğer çimento fabrikaları büyük sorunlar yaratmıştır, çevreye ve insanlara zararları büyüktür. Antalya ili Akseki İlçesi’nde yapılması planlanan çimento fabrikasına Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü ve çok sayıda bilim adamın katıldığı rapor bu yüzden olumsuzdur. Naldöken Çimento Fabrikası üzerine çalışma yapan halk sağlığı uzmanı Prof. Ali Osman Karababa’nın radyo konuşması ve raporu çok düşündürücüdür.

‘Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Ali Osman Karababa, çimento fabrikalarının insan ve çevre sağlığını en fazla kirleten sanayi kuruluşu olduğuna dikkat çekerek, "Bu fabrikaların, kentlerin dışına yapılması ve etraflarına koruma bandı oluşturulması gerekir. Ancak bu yasal düzenlemelere uyulmuyor" dedi. Çimento fabrikasının atmosfere verdiği arsenik, cıva, kurşun gibi ağır metallerin kansere yol açtığını belirtmiştir.’

    Yüksek hacimli, katı, sıvı atıkların, Pazarcık ve Narlı Ovası’ndaki tarıma ve insan sağlığına zarar vermeden tasfiyesi konusunda açık bir çözüm yoktur. Buna ilaveten çok büyük hacimlerle ortaya çıkacak hava kirliliği çözümü çok zor sorunlar ortaya çıkaracaktır.

Karbon dioksit CO2 Karbon monoksit özellikle sülfür dioksit SO2 ve Azot oksitleri NOx, bitkileri ve insan sağlığına çok zarar verecektir bu gazları ve ağır metalleri elektrostatik filtrelerle tutmak mümkün değildir. Son iki gaz türünün yarattığı asitli yağmurlar, Kuzey Avrupa’nın ormanlarını ve bitki örtüsünü mahvetmiştir. Çok gelişmiş teknolojik seviyeleri yüksek tecrübeli sanayi ülkeleri bu yok oluşu sadece seyretmektedir. Kuzeydeki tedavisi zor akciğer hastalıkları epidemi seviyelerdedir. Ölüm istatistiklerinde kanserden sonra ikinci sırayı almaktadırlar. Bu gibi entegre tesislerde ortaya çıkan uçucu, Benzen ve Toluen  gibi gazlar toksiktir, kanser ve diğer akciğer hastalıklarına sebep olurlar.

      Şaşalı söz vermelere rağmen yeni çimento fabrikalarında otomasyon çok yaygın olduğu için, istihdam sorununa da katkıda bulunmamıştır, alınan işçilerin sayısı azdır, teknik bilgi ve tecrübe gerektiği için başka bölgelerden getirilmişlerdir.

    Birleşmiş Milletler Çevre UNEP ve Dünya Sağlık Örgütü WHO adına araştırma, proje yaptığım ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa’nın anayasalarında çevre ile ilgili maddeler yoktur. Sadece bireyin haklarını, insan sağlığını koruyan maddeler ve ciddi ve tarafsız çalışan denetim organları vardır. İleri bir görüşle T.C Anayasası’na çevre ile ilgili maddeler eklenmiş çevrenin korunması bireye ve devlet organlarına verilmiştir. Bu dengenin bozulması ve adil bir şekilde uygulanmaması hem insanlarımıza hem de ülkemize zarar verecektir. Bu konuda AB ve diğer ülkelerle imzalanan uluslar arası antlaşmalar vardır ve bizi bağlayacaktır.

    ÇED çalışmalarında halka ve sivil toplum örgütlerine danışma ve tartışma açılması üstün körü yapılmıştır. Ayrıca, hukuk dışı olarak ‘Siz Ankara’ya itiraz etmeyin iyi olmaz’ diye ihtarlar yapılmıştır. Bu tutum ülkenin bütünlüğüne zarar verecek bir tutumdur. Ham madde ve atıkların taşınmasındaki yoğun trafikte bölgeyi olumsuz etkileyecektir. Atmosfere verilecek olan kurşun, cıva, ve arsenik ağır metaller olup tasfiyeleri çok zordur, önemli hastalıklara sebep olurlar.

  Pazarcık-Narlı Ovası Deprem Bölgesidir. Doğu Anadolu Fay Hattı, ve dalları, ovanın ortasından ve çöp tesisi olarak seçilen yerin hemen yanından geçmektedir. Bölgede arkeolojik olarak Hititler zamanından kalma alanlar Peyzaj Mimarlığı Odasına göre de değerli endemik bitkiler bulunmaktadır. ÇED raporunda bunların hiç birisi değerlendirilmeye alınmamıştır.

   Özet olarak çevre, bilimsel ve hukuki olarak bölgeye zarar verecek bir karardır sonunda ülkemiz zarar görecektir. Buna izin verilmemesi hepimizin menfaatinedir.

     Saygılarımla arz ederim,


Prof. Arif Kamil Pınarcı Ph.D M.Sc

SU, YİYECEK KITLAŞACAK YENİ GÖÇLER YAŞANACAK!

İklim değişikliğinin gezegene maliyeti sanılandan ağır olacak. BM Çevre Programı Başkanı Achim Steiner, kötü haberi Bali'deki konferansta verdi

- BALİ - Birleşmiş Milletler Çevre Programı Başkanı Achim Steiner, İklim Değişikliği Konferansı'nda açıkladı: "Su ve yiyecek kıtlığı ağırlaşacak, çevre sorunlarından kaynaklanan yeni göçler yaşanacak, dünya çapında gerginlik ve çatışmalar artabilecek."

Steiner, Almanya Küresel Değişim Danışma Konseyi'nin hazırladığı raporun sonuçlarına dayanarak yaptığı konuşmada Bali'de heyetlerin, iklime dayanıklı iktisadi yapılar yaratma yolları bulmaları gerektiğini söyledi.

Alman ve İsviçreli akademisyenlerin hazırladığı rapordaysa potansiyel çatışma alanları olarak bazı bölgelere dikkat çekildi. Afrika'nın doğu sahillerinde iklim değişikliğinin su kıtlığı, kuraklık ve tahıl hasadının düşmesine neden olması, bunun da toplumsal krizleri ağırlaştırması bekleniyor.

'En büyük çevre katliamı'

Hint altkıtasında buzullarda azalma hayati su kaynaklarına, muson yağmurlarında artış tarıma zarar verebilir. Göç dalgaları ve açlık Bangladeş ve Pakistan'ı istikrarsızlaştırır.

Çin'in sıcak dalgaları, kuraklıklar ve deniz suyu seviyesindeki yükselmeler, Karayipler ve Orta Amerika'nın da kasırgalardaki artış yüzünden zorluk yaşaması bekleniyor.

Bali'deki iklim değişikliği konferansı sürerken, The Independent gazetesi dünkü manşetinde, İngiliz petrol devi BP'yi tarihin en büyük çevre katliamını gerçekleştirmekle suçladı. Gazete, daha temiz enerji yolları arayacağını açıklayan BP'nin, 'yeşil politikasını' terk ederek, 1.5 milyar sterlinlik bir yatırımla, Kanada'nın el değmemiş doğasından petrol çıkarmaya hazırlandığını yazdı.

 

CİHAN SICAKYÜZ

y1pyx5kCIISINqS_Bxif55jhUm37MHVUqC2VN1CUrv6GFty24_1EkGPRxh67JyUG1KLwNDzaCziWJo

Hüseyin sıcakyüz'ün oglu

 cihan sıcakyüz'ü daha once gordugu kemoterapiden dolayı bobreklerinin iflas etmesi dolayısıyla kaybettik. (19 yasında)
ailesine ve sevenlerinin baş saglığı diliyoruz! 

=Çöçelli haber =

çöçelli radyosu açıldı

çöçelli radyosu açıldı...

 

 

ulaşabilmek için

 

www.cocelli.tr.cx

 

veya www.cöcelli.de

 

veya www.cocelli.blogcu.com

adreslerinden ulasabilrsiniz!

pazarcikta intihar

Pazarcık ilçesinde bir kişi, 31 yıl önce intihar eden babasının mezarı başında av tüfeğiyle başına ateş ederek intihar etti. Edinilen bilgiye göre, olay Narlı beldesinde dün akşam saatlerinde meydana geldi. 15 yıl Kartalkaya Sol Sahil Sulama Birliği'nde bilgisayar operatörü olarak görev yapan ve 2 yıl önce bu görevinden ayrılarak beldede çiftçilikle uğraşmaya başlayan ....

evli ve 2 çocuk babası Hüseyin Şevran (42), kendisine ait av tüfeğini yanına alarak babasının mezarına gitti. Av tüfeğini başına dayayıp ateşleyen Şevran, olay yerinde hayatını kaybetti. Psikolojik tedavi gördüğü bildirilen Şevran'ın cenazesi, yapılan otopsinin ardından Çatalhöyük köyünde toprağa verildi.

Hüseyin Şevran'ın babası Mustafa Şevran'ın 1976 yılında, Almanya'da yaşayan ağabeyi Mehmet Şevran'ın da 1985 yılında intihar ettiği öğrenildi.

 

pazarcik.org

Kahramanmaraş'ta Sahte Para Operasyonu

Kahramanmaraş'ta Gerçekleştirilen Operasyonda, Toplam 700 YTL Tutarında Sahte Para ile 33 Adet Tedavülden Kaldırılmış Irak Dinarı Ele Geçirildi.
 

Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen operasyonda, toplam 700 YTL tutarında sahte para ile 33 adet tedavülden kaldırılmış Irak dinarı ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, Pazarcık ilçesi Emiroğlu beldesinde E.K. ve M.A. isimli şahısların piyasaya sahte para sürmeye çalıştıklarını belirledi. Şahısları takibe alan jandarma ekipleri, düzenledikleri operasyonda 12 adet sahte 50 YTL ve 5 adet sahte 20 YTL ele geçirdi. Şahısların üzerinde ise, 33 adet tedavülden kaldırılmış Irak dinarı ele geçirildi. Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı.

Öte yandan, tarihi eser ve define avcılarına karşı mücadele eden jandarma ekipleri, Afşin ilçesinde izinsiz define arayan 15 kişi yakalandı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

kaynak: Ihlas haber ajansi

Bos Fabrika Kiralayip Benzin caldilar

Boş Fabrikayı Kiralayıp, NATO Hattı'ndan Uçak Benzini Çaldılar 
Resmi büyütmek için tıklayın  Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesi'nde Boş Bir Fabrikayı Kiralayan Şahıslar, Binanın Hemen Yanından Geçen NATO Petrol Boru Hattı'ndan Uçak Benzini Çalarken Yakalandı.

Kahramanmaraş'ın Pazarcık İlçesi'nde boş bir fabrikayı kiralayan şahıslar, binanın hemen yanından geçen NATO Petrol Boru Hattı'ndan uçak benzini çalarken yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, NATO Petrol Boru Hattı'nda kaçak bulunduğu yönündeki ihbarı değerlendiren jandarma ekipleri, Pazarcık İlçesi'nden geçen 30 kilometrelik boru hattında yaklaşık 20 gün araştırma yaptı. Adıyaman'ın Gölbaşı İlçesi yakınlarına uyarıcı vana konulması üzerine, kaçağın Pazarcık İlçesi ile Narlı Beldesi arasında olduğu belirlendi. Fatih Mahallesi Pazarcık-Kahramanmaraş karayolu üzerinde bulunan bir un fabrikasını izlemeye alan güvenlik güçleri, 2005 yılında Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nden gelerek fabrikayı kiralayan şahısların herhangi bir faaliyette bulunmadığını tespit etti. Tüm dikkatlerini bu fabrika üzerine yoğunlaştıran emniyet güçleri, bina içerisine tanker girişi yapıldığını fark edince buraya operasyon düzenledi. Pazarcık İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan operasyonda, fabrikanın hemen yanından geçen NATO Petrol Boru Hattı'nın delindiği ve yere gömülen tankere uçak benzini boşaltıldığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, 120 ton civarında uçak benzininin tankere yüklenerek Diyarbakır'a götürüldüğü ortaya çıktı.

Olayla ilgili olarak gözaltına alınan Ş.Ş., N.Ş. ve M.E., Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
 

TÜRKİYE‘DEKİ ÇEVRE KATLİAMLARINA BİR YENİSİ DAHA EKLENİYOR !

Bergama‘da, Eşme‘de, tüm yaşamı tehdit eden altın madenleri, Yatağan‘da solunacak hava bırakmayan termik santral, Sinop‘ta ve Akkuyu‘da senaryoları yazılan ve sahneye konulmaya hazırlanan nükleer santral oyunları, insan doğa ilişkisini hiçe sayan ve doğayı sonu tükenmez bir kaynak olarak gören küresel kapitalizmin sınır tanımayan ve yıkıcı sonuçlarının ülkemizde çevre alanındaki örnekleridir. Son olarak, geçtiğimiz aylarda çimento fabrikalarının kurulma planları ile gündeme gelen Kahramanmaraş‘ta şimdi de bir Katı Atık Depolama Tesisi‘nin inşası gündemdedir.


Kahramaraş‘ın Pazarcık İlçesi Doğanlı Karahasan Köyü‘nde, Tomsuklu Mevkii‘nde kurulması planlanan "Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi Projesi" ile ilgili olarak, Çevre ve Orman Bakanlığı "Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu" kararı vermiştir.
 
Pazarcık-Narlı Ovası, ülkemizin doğal, tarihi, kültürel ve ekonomik zenginliğe sahip seçkin yörelerinden birisidir. Yöre, pamuk, buğday, domates, karpuz, patates başta olmak üzere her türlü sebze ve meyve ekiminin yapıldığı, son yıllarda zeytinciliğin hızla yaygınlaşmaya başladığı, Türkiye‘nin toplam biber ihtiyacının %80‘ninin karşılandığı zengin, sulak ve bereketli topraklara sahiptir.
 
Yöre, 1.Derece Deprem Bölgesi‘dir. Katı Atık Düzenli Depolama alanının yer seçiminden sorumlu heyet, tesisin göstermiş olduğu yer seçeneklerinden birini geçen fay hattından ötürü yatırım için uygunsuz olduğuna karar vermiştir. Ancak son olarak tespit edilen yer Doğu Anadolu fay hattı üzerindedir. Bu fay, Adıyaman- Gölbaşı‘ndan gelen, Pazarcıktaki Kartalkaya Barajı‘nın kuzeyinden devam edip tespit edilen bölgenin yaklaşık 1-2 km kuzeyinden geçen ve Afrika‘ya kadar uzanan Türkiye‘nin en tehlikeli ve aktif fayıdır. Hal böyle iken bu fayın bilinmiyor olması akla ve bilime aykırıdır. Bu da yer seçimi belirlenirken ÇED sürecine katılan kurumlardan alınan görüşlerin ne kadar gerçeği yansıttığı konusunda kuşku yaratmaktadır.
 
Kararın bilimsel bir inceleme alınmadan alındığına ilişkin en açık kanıt, ÇED raporundaki yer seçimi ile ilgili olarak yaşanan kafa karışıklığıdır. Bakanlığın verdiği ÇED Olumlu görüşünde; kurulacak tesisin "Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, Doğanlı Karahasan Köyü, Tomsuklu Mevkiinde" olduğu belirtilmiştir. Ancak ÇED Raporu‘nun 4.sayfasında yer alan Şekil 3‘te proje sahasının Doğanlı Karahasan Köyü olmadığı açıkça görülmektedir.
 
ÇED Olumlu görüşünün bilimsellikten uzaklığını açığa çıkaran bir başka nokta ise, Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi kurulmadan önce incelenmesi gereken bir çok hususun üzerinde durulmamış olmasıdır. Örneğin, yeraltı suyu açısından elverişli alanların çıkartılması, kalan yerlerden yerleşim yerleri ve çevrelerindeki koruma bantlarının çıkartılması daha sonra kalan yerlerden koku emisyonundan etkilenebilecek yerlerin çıkartılması v.b. çalışmaların en sonunda kalan yerler üzerinde yer seçim alternatiflerinin değerlendirilmesi gereklidir. ÇED Olumlu görüşü verilen projede önce yer seçimi açısından belediyelerin önerdiği noktalar ortaya konulmuş daha sonra bu seçilen yerlerin uygunluğu üzerinde tartışma yapılmıştır. Halbuki, Katı Atık Yönetim Sistemi ile buradan çıkacak her türlü kirletici bileşen, yörenin hemen doğusundaki Narlı Ovası‘nın DSİ tarafından araştırılıp belgelenmiş olan zengin yeraltı suyu kaynaklarını tehdit edecektir.
 
Ayrıca kurulması planlanan tesis, Gavur Gölü, Andırın, Ahır Dağı ve Yeşilce Doğa Alanlarının tam orta noktada yer almaktadır. Bu belirttiğimiz doğa alanlarının içerisinde pek çok endemik, hatta bazı tek endemik bitki ve hayvan türleri yaşamakta olup, tek endemik türler için bu alanlar "Sıfır Yok Oluş" alanları olarak tanımlanmaktadır. Önemli Doğa Alanları aynı zamanda geleceğin Natura 2000 alanlarıdır.
 
Tüm bunlara ek olarak, ÇED olumlu kararı yöre halkının yoğun tepkisine rağmen alınmıştır. Halkın Katılımı toplantısı göstermelik bir şekilde yapılmıştır. Yörede bulunan köylerden Maksutuşağı, Çınarlı Köyü, Denizli Köyü, Alibeyuşağı, Halkaçayırı, Abbaslar Köyü, Yeniyurt (Fituşağı) Köyü muhtarlarının tarafından bugüne kadar açılan davalar göz önüne alındığında halkın katılımı toplantısının usule uygun yapılmadığı yöre insanının bilgilendirilmediği, kaygılarının giderilmediği görülür.
 
Yörenin saydığımız tüm özellikleri dikkate alındığında, bu projenin hayata geçirilmesinin yöredeki tüm canlıların sağlığını doğrudan etkileyeceği aşikarken, bu konuda ısrarlı olmak, ancak yurttaşlarını ve onların yaşam alanlarını hiçe sayan bir anlayışın ürünüdür.
 
Beyaz Adımlar Platformu olarak; yöre halkının toprağına ve geleceğine sahip çıkmak ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunmak için başlattığı bu mücadelenin bir parçası olarak, sosyal ve teknik bilgi birikimimizin ve kamusal sorumluluğumuzun bilinciyle, Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulması Talebiyle, Gaziantep İdare Mahkemesi‘ne dava açtığımızı duyuruyoruz. Hukukun üstünlüğüne inanıyor, çevre ve halk sağlığını tehdit eden, doğal varlıklarımızı yok eden yanlış yatırımlar ve uygulamalara ilişkin mücadelemizin her alanda devam edeceğini bir kez daha vurguluyoruz.
 
BEYAZ ADIMLAR PLATFORMU
 
Ankara 78‘liler Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, DİSK Genel-İs, DİSK-Dev-Maden-Sen, Ekoloji Kolektifi, Halkevleri, İnsan Hakları Derneği, KESK-ESM, ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, TMMOB Metalurji Mühendisleri Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Türk Tabipler Birliği